DERS KİTAPLARINDA İNSAN HAKLARI II: TARAMA SONUÇLARI

Editör Gürel Tüzün
Kitap Tasarım ve Uygulama Eraymakal12punto
Proje Logo Tasarımı Rauf Kösemen, Myra
Baskı Graphis, Yüzyıl Mahallesi Matbaacılar Sitesi 202/A
Bağcılar-İstanbul
ISBN 978–975–8813–50–6
© Tarih Vakfı
Ocak 2009

 

 

Tarih Vakfı
Zindankapı Değirmen Sokak No. 15
Eminönü 34134 İstanbul
+90 212 522 02 02
www.tarihvakfi.org.tr

Özgeçmiş dosyası için tıklayınız

"Sunuş" Murat Güvenç ve "Önsöz" Okan Akhan

© Tarih Vakfı Yayınları Her hakkı saklıdır. Ticari amaçla çoğaltılamaz. Yazılar ve grafikler kaynak gösterilmeden, tümüyle ya da kısmen kullanılamaz ve yayımlanamaz.

-------------------------------------------------------------------------o-------------------------------------------------------------------------

GİRİŞ

Sevim Çiçek
Gamze Rezan Sarışen
Gürel Tüzün

Hem ilk hem orta öğretim düzeyinde en yoğun ihlaller 5. grupta yer alan ölçütlerle ilgilidir. ikinci sırayı ise “Doğrudan insan haklarına aykırı öğeler, temel insan hakları kavramlarında yanlışlar, kasti saptırmalar, görmezden gelmeler” biçiminde özetlenen 1. gruptaki ölçütlerle ilgili ihlaller almaktadır. 2007’de, “Eğitim felsefesi, eleştirel bir bakışın gelişltirilmesi” biçiminde özetlediğimiz 5. gruptaki ölçütlerle ilgili ihlallerin göreli ağırlığı 2002’ye göre ilköğretimde artarken, ortaöğretimde azalmaktadır.

Tamamı için tıklayınız

 

“DERS KİTAPLARINDA İNSAN HAKLARI PROJESİ”: İNSAN HAKLARI HUKUKU AÇISINDAN GENEL BİR DEĞERLENDİRME

Prof. Dr. Turgut Tarhanlı

“Bu incelemenin sonucunda kısaca, Türkiye’deki ilk ve orta öğretim ders kitaplarında insan haklarına uluslararası standartlar düzeyinde saygı gösterilmesiyle ilgili vurgulanması gerekenler, UNESCO-UNICEF’te, ‘hak temelli yaklaşım’ın ilkeleri belirtilerek sunulan çerçeve kapsamında, önemli sorunlar olduğuna işaret etmektedir. Aşağıda sadece bu ilkelerin adlarını anmak ve bu sayede, tekrar üzerinde düşünmemizin önemini hatırlatmakla yetiniyorum:

Hakların evrenselliği ve vazgeçilmezliği;
Hakların bütünselliği;
Eşitlik ve ayrımcılık yasağı;
İçinde haklardan yararlanmayı sağlayacak bir gelişme sürecine katılım ve dahil olma;
Güçlendirme;
Hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğüne saygı.” (s. 56)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

YENİ DERS KİTAPLARINDA İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ

Yrd. Doç. Dr. Kenan Çayır

“...[Y]eni programlar ve ders kitapları, aralarında uçurum olan iki farklı vatandaş türünden söz etmektedir: İlki, kılavuz kitaplarda belirtildiği gibi ‘yapılandırmacı sınıfın etkin, düşünen ve sorgulayan’ vatandaşı; ikincisi ise, bu yazıda bolca alıntılandığı gibi, ‘ülke savunması için her daim hazır olması gereken’, ‘farklılıklara kapalı’, ‘haklarını kullanmaktan çok, sorumluluklarını yerine getirmesi gereken’ vatandaş. Bazı kitaplardaki olumlu örneklere karşın, yeni ders kitaplarının düşünen ve sorgulayan vatandaş yetiştirme hedefinin henüz kâğıt üzerinde kaldığını söylemek mümkündür. Sonuçta Türkiye’deki hâkim siyasal ideoloji, milli eğitim ideolojisi ve temel kanunu, genel öğretmen tavrı ve okulların havası dikkate alındığında, yeni değişikliklere karşın, hâlâ ikinci vatandaş türünün yetişme olasılığı daha ağır basmaktadır.” (s. 72-73)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

EĞİTİM FELSEFESİ, ELEŞTİREL DÜŞÜNME, DÜŞÜNME EĞİTİMİ

Prof. Dr. Betül Çotuksöken

“Fikri mülkiyet haklarının hiçe sayıldığı, toplumun gerçekten önem verdiği kişilerin yarattığı değerlerin gelişigüzel kullanıldığı, yıpratıldığı bu ders kitaplarıyla çocukların, gençlerin iyi bir biçimde yetişmesi mümkün görünmemektedir. Başta da belirtildiği gibi, Millî Eğitim Temel Kanunu’nda ve son yıllarda yapılan program değişikliklerinde olması gerekene, ideal ilkelere ya da evrensel diyebileceğimiz ilkelere, belirlemelere yer verilmekte, ama uygulamada durumun hiç de böyle olmadığı, birçok şeyin özcü kalıplara, ideolojik belirlemelere sıkıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu kitaplarla -elbette hepsini kastetmiyorum burada- okul öğretiminde özenli düşünmeyi, yaratıcı ve eleştirel düşünme türleriyle gerçekleştirmek mümkün değildir. Ders Kitaplarında İnsan Hakları projesinin ilkinde yapılan çalışmaların, ders kitaplarının yenilenmesine belirgin bir katkı yapmadığı da anlaşılmaktadır.” (s. 94)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

DERS KİTAPLARINDA TOPLUMSAL CİNSİYET

Dr. Gülsün Güvenli ve Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver

“2008 yılının niceliksel tarama bulguları, önceki çalışmamızın ortaya çıkardığı ana başlıklar ve sorunsallar açısından, geçen dönem içinde radikal bir değişimin olmadığını işaret etmektedir. Toplumsal cinsiyet kurgusuna temel oluşturan cinsiyet ayrımcılığı, ders kitaplarımız açısından hâlâ aynı derecede yaygın ve genele nüfuz etmiş durumdadır: Hangi eğitim düzeyine ve alana ait olursa olsun, neredeyse bütün kitaplarda kadınlar aleyhine ayrımcılığın varlığı açıktır. Bu durum, tıpkı geçen çalışmamızda altını çizdiğimiz gibi, “Türkiye’de cinsiyet ayrımcılığının, sözcüğün en genel anlamıyla temel kültürel öğelerden biri olduğunun bir göstergesidir.” (s. 105)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

DERS KİTAPLARINDA MİLLİYETÇİLİK: “SİZ BU ÜLKE İÇİN NELER YAPMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?”

Tanıl Bora

“Ders kitaplarımızda milliyetçilik söyleminin insan hakları açısından değerlendirilmesi üzerine beş yıl önce yapılan tarama çalışması, bu müfredatın milliyetçiliği doktriner bir temel olarak benimsediğini göstermişti. Vatandaşlığı değil, bir yandan etno-kültürel kimliği, diğer yandan devlet otoritesine mutlak sadakati esas alan bir milliyetçilik anlayışı, müfredatın lâfzına ve ruhuna hâkimdi. Milliyetçiliği bir endoktrinasyon programının mantığı içinde belletme çabası, yalnız insan hakları bilincinin ve duyarlığının önünde bir engel oluşturmakla kalmıyordu. Buradaki ezberci yaklaşım, kalıpların enflasyonist tekrarı, hamasi, dikte edici ve savruk dil, bilgiyle ve ‘söz’le herhangi bir ezber dışı ilişkiyi güçleştiren bir temel de oluşturmaktaydı.

Esas itibarıyla bu temel nitelik, dolayısıyla bu temel sorun devam etmektedir. Bu yazıda, milliyetçi söylemin ilk ve orta öğretim ders kitaplarında yeniden ürettiği zihniyet örüntüleri ortaya konul[maktadır].” (s. 115)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---


“CAN VERİRİM, KAN DÖKERİM”: DERS KİTAPLARINDA MİLİTARİZM

Yrd. Doç. Dr. Ayşe Gül Altınay

“2008-2009 öğretim yılında da yaklaşık 1,5 milyon yeni 6. sınıf öğrencisi, Müzik dersinde aynı şarkıları öğrenecek ve aynı savaş betimlemelerini tartışacak. Kuşkusuz, ‘can vermesi’ ve ‘kan dökmesi’ beklenen öğrenciler yalnızca 6. sınıfa gitmiyorlar ve bu beklentiden yalnızca Müzik dersinde haberdar olmuyorlar. Aksine, Ders Kitaplarında İnsan Hakları II taramasından çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, bu yıl okula başlayacak veya devam edecek 14 milyondan fazla öğrencinin her sınıfta ve müzikten felsefeye, edebiyattan tarihe kadar pek çok derste yoğun bir askerileşmiş ‘eğitime’ tabi olacağı gerçeği”. (s. 143)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

TÜRKİYE’DE “DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ” DERS KİTAPLARINA İNSAN HAKLARI MERCEĞİYLE BİR BAKIŞ

Prof. Dr. İştar Gözaydın

“İlk ve orta öğretimde yararlanılmakta olan basılı Din Kültürü ve Ahlâk bilgisi ders materyalleri insan hakları merceğinden tek tek incelendiğinde ortaya çıkan, gerek halen yürürlükte olan T.C. Anayasası’nın 24. maddesi gerek belli başlı tüm uluslararası insan hakları belgelerinde yer alan din ve vicdan özgürlüğünün ciddi şekilde ihlal edildiğidir. Dinle ilgili konuların bilgilendirmenin ötesinde endoktrinasyon amacıyla sunulması insan haklarına saygılı bir eğitim anlayışıyla bağdaştırılamaz. Bu tutum, hem düşünce ve kanaat özgürlüğü hem düşünceyi ifade hakkı bakımından da sakıncalıdır. İlahiyatçı yaklaşımın bir anlamda kaçınılmaz diğer bir sonucu ‘biz Müslümanlar’ ve ‘onlar’la başlayan bir din ayrımcılığının ortaya çıkmasıdır. Bu ayrımcılık semavi dinlere mensup olmayanlar ve inanmayanlar için daha da vahim boyutlardadır. Ders materyallerinde bu sorunun Türkler ve diğerleri şeklinde milliyetçi bir söylemle de sarmallaştığı görülmekte, dolayısıyla vatan için ölümün yüceltilmesi, orduya ve askerliğe dair değerlerin kutsallaştırılması, biz ve düşmanlar söyleminin kurulması gibi barış hakkının ihlaline yol açan tutumlar sergilenmektedir.”(s. 192)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

YENİ SOSYAL BİLGİLER DERS KİTAPLARININ İNSAN HAKLARI ÖLÇÜTLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

Dilara Kahyaoğlu

“Eski kitaplarda var olan sorunlar büyük ölçüde devam etmektedir: Özcü yaklaşımlar, ‘dış tehdit-iç tehdit’ konusu, ‘her şeyi devletten beklememek lazım’ söylemi, ‘soydaşlarımız’ ifadesi, ‘her Türk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askeridir’ yaklaşımı, ‘eğitimli insan işsiz kalmaz’ anlayışı ve cinsiyete göre rol dağılımındaki eşitsizliklerin varlığı vb. Yeni kitaplarda olmayan konu ‘komşularımızdır’. Bu konu çıkarıldığı için insan hakları ölçütlerini en fazla ihlal eden bir konu böylelikle aradan çekilmiştir. Yunanistan, Suriye ve Ermenistan’la ilgili sorunlar da bu sayede kitaplara yansımamıştır. Ama militarizm, milliyetçilik, ordu-millet, Türk Tarih Tezi’yle, Türk-İslam senteziyle ilgili verilerin çokluğu bu boşluğu ciddi ölçüde kapatmış görünmektedir.” (s. 240)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

TARİH DERS KİTAPLARI VE İNSAN HAKLARINA DAİR: BAZI SATIRBAŞLARI

Mutlu Öztürk

“Dersin sunulmasında, işlenmesinde, önerilen öğrenci-öğretmen ilişkisinde karşılaştırmalı yaklaşım ve çoklu perspektif yoktur. Öğretmene veya öğrenciye hiçbir inisiyatif tanınmaz. Öğrencilerin yeteneklerini geliştirmekten çok, öğrencileri bir şeylere inandırmak hedeflenir. Sunulan bilgi, yorum ve yargı mutlaklaştırılırken, bunun dışında hiçbir bilgi, yorum ve yargının olamayacağı kabulüne dayanan ifadelerle karşılaşılır. Özensiz dil kullanımı örnekleriyle, yanlış veya güncelliğini yitirmiş bilgilerle, neden-sonuç ilişkisine dayanmayan, temel mantık kurallarını ihlal eden, iç tutarlılığı olmayan, hiçbir şey söylemeyen ifadeler ve pasajlar halen mevcuttur.” (s. 272)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

İLK VE ORTA ÖĞRETİM TÜRKÇE VE EDEBİYAT DERS KİTAPLARINDA İNSAN HAKLARI İHLALLERİ VE SORUNLAR

Yrd. Doç. Dr. Deniz Tarba Ceylan

“Sorun(lu) olarak tanımlanan metin ya da çalışmaların neden ya da nasıl insan haklarını ihlal ettiğini değerlendirirken dikkate alınması gereken bir konunun da ihlalin ‘saydamlığı’ ya da ‘görünürlüğü’ olduğu düşünülebilir. Bazı metin ya da çalışmalar bazen doğrudan ayrımcılık veya insan haklarına saldırı ifadeleri içermekte, bazen de öğrenciyi düşünsel ve eğitimsel biçimlenme ve bilgi-deneyim birikimi itibariyle henüz hazır olmadığı soru ve sorunlarla yüz yüze getirerek eğitim hakkına dolaylı saldırı niteliği taşımaktadır. Özellikle ikinci olarak değindiğim ve ‘dolaylı’ veya ‘örtük’ olarak da nitelenebilecek insan hakları ihlallerinin görünürlüğünün az olması onların daha az ‘sakıncalı’ olduğu anlamına hiç gelmemektedir; hatta tersine, algılanma ve kitapların bu tür ihlallerden arındırılması yönünde zorluk çıkardıklarından, daha köklü bir sorun oluşturdukları söylenebilir.” (s. 280- 281)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---


FELSEFE GRUBU DERS KİTAPLARINDA İNSAN HAKLARI

Prof. Dr. Gürol Irzık

“Nedenleri ne olursa olsun, sonuçta, ders kitaplarını okuduğumuzda bir konuda tartışma açmak yerine, sanki kapatmak için yazılmış oldukları izlenimine kapılıyoruz. Yazarlar kendi yazdıkları kitaplarda anlattıklarının mantıksal sonuçlarından adeta korkuyorlar, onların izini sürmüyorlar, birçok şeyi problematize etmekten ve tartışmaya açmaktan çekiniyorlar. Diyelim demokrasi ve anayasa konusu işleniyor, 1924, 1961, 1982 anayasalarından örnek veriliyor ve çok yerinde bir biçimde, anayasaların içerikleri kadar yapılma yöntemlerinin de demokratik olması gerektiği vurgulanıyor. Ama aynı kitap 1961 ve 1982 anayasalarının askeri darbe sonucunda ortaya çıktığından ve bunun demokrasi açısından ne anlama geldiğinden hiç söz etmiyor!” (s. 309)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

MEDYA OKURYAZARLIĞI VE İNSAN HAKLARI: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Doç. Dr. Tuğba Asrak Hasdemir

“İnsan haklarının giderek gelişen, ayrıntılı hale gelen bir alan olduğu bilinmektedir. Bu alandan bakıldığında da, medya okuryazarlığı ayrıcalıklı yerini koruyacaktır; tamlamanın iki öğesi olan “medya” ve ‘okuryazarlık’ sahip oldukları nitelikler ve sunacakları olanaklarla, insan hakları anlayışının benimsenmesinde ve geliştirilmesinde önemli katkılarda bulunabilir. Haklardan haberdar olmak, hak ihlallerinin farkına varabilmek her şeyden önce bilgilenmek, haberdar olmaktan geçmektedir. Bilgilenemeyen ya da elde edilen bilgiyi değerlendiremeyen toplumlarda insan hakları konusunda duyarlığın geliştirilmesine olanak yoktur.

Medya okuryazarlığı konusunda atılan adımlar olumlu sayılsa da, sahip olunan bilgiler ışığında, bugünkü yapıda insan haklarını ileri götürmek, geliştirmek bakımından bireye yeterince eleştirel bakış kazandırabileceğini söylemek zordur.” (s. 333-334)

Makalenin tamamı için tıklayınız

---o---

 

DERS KİTAPLARINDA İNSAN HAKLARI PROJESİ: TARAMA SÜRECİNİ TARAYICILARIN GÖZÜYLE DEĞERLENDİRMEK

Yrd. Doç. Dr. Melike Türkân Bağlı

“Projenin ‘uyandırıcı’ yönü gönüllüler tarafından çok çeşitli şekillerde ifade edilmiştir. Birçok gönüllü, projeye katılımını mevcut duyarlığına dayandırmakta, ama tarama işlemi sonrasında bu duyarlığının daha da arttığını belirtmektedir. Ders kitaplarında insan haklarına ilişkin problemlerin uzandığı alanların çeşitliliği ve sorunların ciddiyeti gerçekten çarpıcıdır ve tarayıcılık, bu sorunları kapsamlı ve kavramsal olarak idrak etmenin çarpıcı ve dramatik bir yoludur. [Tarayıcılardan] CO, tarayıcılığın yarattığı değişimle ilgili olarak şöyle demektedir: ‘Tek cümleyle şöyle ifade edebilirim: Hipnozdan uyandık.’

Tarayıcılar, deneyimlerinin değerlendirilmesini olumlu karşılarken, yaşadıklarının kayıt altına alınmasının önemini farkeden bir gönüllü, bu satırların yazarından bir ifadesinin bu yazıya aynen alınmasını istediğini belirtmiştir. Bu ifade, projenin ileride yapılacak izleme çalışmalarıyla yoklanması gereken dönüştürme potansiyelini çarpıcı bir şekilde yansıtmakta ve projenin başarısını gösteren bir kanıt olarak değerlendirilmelidir: ‘Şu cümleyi yazar mısınız mümkünse: ‘Bu projeye katılıp da ciddiye alarak bu işi yapanların hepsinin beyninde insan hakları konusunda gayet dikkatli bir algılama çipi var. Artık görüyoruz’.” (s. 355)

Makalenin tamamı için tıklayınız

 

Ders Kitaplarında İnsan Hakları II Projesi, Tarih Vakfı koordinatörlüğünde Avrupa Birliği ve Finlandiya Büyükelçiliği’nin mali desteği ile Türkiye insan Hakları Vakfı ortaklığında yürütülmüştür. Bu yayında dile getirilen görüş ve düşünceler yazarlarına aittir ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği ile Finlandiya Büyükelçiliği’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

Copyright © 2008. Bu sayfanın tüm hakları Tarih Vakfı'na aittir.