- 03 Mayıs 2011
- Yayınlandığı yer STK’lar ve Demokratik Yurttaşlık
Tarih Vakfı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın sağladığı destekle 1995 yılında Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Bilgi Merkezi'ni kurdu. STK Bilgi Merkezi, Türkiye'deki önde gelen 2.000'e yakın STK'yı kapsayan bir rehberi İngilizce ve Türkçe olarak yayımladı. Bu alanda Türkiye'de yapılan en geniş kapsamlı çalışmayı yürüten Merkez, ne yazık ki, proje bitiminde yeni kaynak bulunamaması nedeniyle varlığını sürdüremedi. Ancak Merkez'in topladığı bilgilere Tarih Vakfı'nın web sitesinden ulaşılabiliyor.
Tarih Vakfı'nın da içlerinde bulunduğu bir grup STK, Türkiye'de STK'lar arasındaki iletişim ve işbirliğini artırmak, karşılaşılan sorunları tartışmak ve çözüm yollarını araştırmak amacıyla, Sivil Toplum Kuruluşları Sempozyumları düzenliyor. İlki "Türkiye'de Sivil Toplum Kuruluşları" ana başlığı altında 1994 sonunda gerçekleştirilen sempozyumların beşincisi "STK'lar ve Etik", altıncısı Kasım 1999'da "17 Ağustos Depreminden Sivil Toplum Kuruluşları Olarak Neler Öğrendik?", yedincisi Mayıs 2000'de "STK'lar ve Devlet" sekizincisi "AB-Türkiye Bütünleşmesi'nde STK'ların Rolü", dokuzuncusu "Sivil Toplum Kuruluşlarında Örgüt içi Demokrasi ve Gönüllülük", onuncusu "Gençlik, Katılım ve Sivil Toplum", on birincisi "STK'lar, Yerellik ve Yerelleşme" ve on ikincisi "Projeler, Projecilik ve STK'lar" başlıkları altında yapıldı. Tarih Vakfı, beşinci, altıncı, sekizinci, on birinci ve on ikinci sempozyumun sekreteryasını üstlenip sempozyum bildirilerini kitaplaştırırken, son dört sempozyumun da düzenleme kurulunda yer aldı. Tarih Vakfı, bu alanda ayrıca Sivil Toplum, Demokrasi ve İslam; Tanzimat'tan Günümüze İstanbul'da STK'lar ve Önde Gelen STK'lar (Araştırma Raporu) adlı kitapları da yayımladı.
Vakıf, geçtiğimiz yıllar boyunca STK'larla işbirliğine önem vererek, Türkiye için önemli iki konuda oluşturulan çalışma gruplarında aktif görev üstlendi. Bu kapsamda Tarih Vakfı, "Barajlar ve Kültürel Miras STK İzleme Kurulu"nun oluşumunda öncü rol aldı Zeugma Yalnız Değil! adlı kitabı yayımladı. Tarihi mirasın korunması çerçevesinde 2000 yılı Mayıs ayında Hasankeyf ve Midyat için kampanya başlatan Vakıf, daha sonra GAP İdaresi'nin de desteği ile "Güneydoğu Anadolu Bölgesi Kültür Varlıklarının Korunması ve Değerlendirilmesi" konulu bir rapor hazırladı.
Vakıf ayrıca, sivil toplum kuruluşlarının Türkiye'nin AB'ye girişinde daha etkin rol almaları amacıyla bir grup STK tarafından oluşturulan "AB-Türkiye İlişkileri STK İzleme Komitesi"nin kuruluşuna da öncülük etti.
- 03 Mayıs 2011
- Yayınlandığı yer Sözlü Tarih
Tarih Vakfı'nda sözlü tarih çalışmaları, 1993'de Prof. Paul Thompson'un davet edildiği bir sözlü tarih atölyesinin düzenlenmesiyle başladı. Vakıf, aynı yıl Kültür Bakanlığı'nın desteğiyle ilk sözlü tarih projesini başlatarak toplumsal tarih açısından önemli tanıkların yaşam öykülerini video kaydı ile kalıcılaştırdı.
1998 yılında Cumhuriyet'in 75. yılı dolayısıyla, 13 belgesel filmden oluşan Cumhuriyet'in Anıları: Sözlü Tarih ve Belgesel Film Projesi'ni gerçekleştirdi. Cumhuriyet'e tanıklık etmiş üç kuşağın anılarından derlenen bu belgesel filmler çeşitli televizyonlarda yayınlandı.
- 18 Mayıs 2011
- Yayınlandığı yer Kültür Mirası
Türkiye, kültürel miras yönünden zenginliğini, bu mirası koruma ve iyileştirmeye yönelik çalışma alanlarında ne yazık ki gösterememektedir. Tarih Vakfı, Türkiye'nin her geçen gün bir parçası daha yok olan ve yeri doldurulması imkansız kültürel mirasına karşı sorumluluğunu, kamuoyunu konunun önemiyle ilgili bilgilen dirici sivil toplum faaliyetleriyle bir ölçü dahi olsa telafi etme ihtiyacı duymuştur.
Bu noktadan hareketle, gerek bireysel gerekse ulusal veya uluslararası sivil inisiyatifler ve fon kuruluşları ile işbirlikleri geliştirerek; Türkiye'nin kültürel mirası ile kamuoyu bilinci oluşturmayı amaçlayan projeler üretmek, toplantı, atölye çalışmaları düzenlemek, çeşitli yardımcı/alternatif ders kitapları, yayınlar ve eğitim programları oluşturarak, sivil toplumun ve ilgili mercilerin dikkatini çekmeye yönelik faaliyetler düzenlemektedir.
Tarih Vakfı'nın konuyla ilgili çalışmalarından bazıları:
- 15 Temmuz 1993
- Yayınlandığı yer Tarih ve Deniz Şenliği
Tarih Vakfı tarfından düzenlenen I. İstanbul Tarih ve Deniz Şenliği kapsamında düzenlenen Tarih ve Deniz Sempozyumu 12 Temmuz 1993'te başladı ve 3 gün sürdü.
İlk gün ilk oturumunda Prof. Dr. Metin And "Osmanlı'da Deniz Şenlikleri", İlber Ortaylı "İstanbul'un Denizden İaşesi" üzerine birer konuşma yaptılar. Metin And titiz çalışması ve dialarıyla yüzyıllar öncesine götürdü! Osmanlı döneminde şehzade sünnetleri ve sultan kızlarının düğünleri gibi vesilelerle yapılıyordu büyük şenlikler, 40 gün 40 gece sürenleri oluyordu. Metin And o dönemde Batı'da yapılan benzer şenliklerin gravür ve tasvirlerini de aktararak, Osmanlıların özgün tekniklerini anlattı.
- 03 Mayıs 2011
- Yayınlandığı yer Sözlü Tarih
Sözlü tarih, toplumsal tarihten siyasi ve ekonomik tarihe uzanan geniş bir yelpazede, geçmişin belleklerde kalan bilgisini bugünden derleyen, disiplinlerarası bir yaklaşımdır. Sözlü tarih, II. Dünya Savaşı sonrasında, yeni teknolojilerden sosyal bilimler alanında da yararlanılmaya başlanmasıyla; öncelikle ABD'de, daha sonra İngiltere ve kıta avrupasında toplumsal tarih yazımında kullanılmaya başlamış bir araştırma yöntemdir. Bu yöntemden faydalanılarak, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'de, toplumsal tarihi belgeleyen yerel ve ulusal ses/görüntü arşivleri oluşturulmuştur. Türkiye'de ise, sözlü tarih araştırmacılığı son 15 yıl içerisinde gelişmiştir: Bugün üniversitelerin tarih, antropoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, iktisat vb. bölümlerinde ve sosyal bilimler enstitülerinde, toplumsal tarih araştırmaları yapan vakıf ve diğer sivil toplum örgütlerinde çok sayıda sözlü tarih çalışması yapılmaktadır. Bunun yanı sıra sözlü tarih edebiyat ve belgesel sinema alanlarında da kullanılmaya başlanılmıştır.
Sözlü tarih araştırmacılığı, tarih yazımının demokratikleşmesini sağlamıştır: Toplumsal tarih yazımında dışarıda bırakılmış farklı sosyo-ekonomik ve kültürel grupların, kadınların da tarih yazımının konusu olmasını sağlamış ve tarih yazımının alanının genişlemesine doğrudan katkıda bulunmuştur. Avrupa'da, 19. yüzyılın başlarında fen bilimlerine öykünerek, pozitivist bilim anlayışı doğrultusunda kendini kuran soysal bilimlerin; çalışma ilkeleri, yöntemi ve konuları bakımından birbirlerini dışlayan tutumunun II. Dünya savaşı sonrasında değişmesinde ve disiplinlerarası çalışma anlayışının gelişmesinde İngiltere ve kıta avrupasında yapılmış sözlü tarih çalışmalarının önemli katkısı olmuştur. Örneğin, kıta Avrupa'sında anti faşizan hareketler, Yahudi soykırımı ya da İspanya iç savaşını konu alan "partizan hareketler" üzerine yapılmış sözlü tarih araştırmaları; İngiltere'de işçi sınıfı hareketinin gelişimi konusunda yapılmış sosyal tarih çalışmaları, feminist hareket üzerine yapılan çalışmalar ya da "siyah hareketlerle" ilgili sözlü tarih araştırmaları bunlara örnek olarak verilebilir.
Sözlü tarih çalışmaları, belli bir olay veya döneme ilişkin kişisel tanıklık ve/veya yaşantıların kaydedilerek derlenmesi yoluyla toplumların tarihlerini dinamik bir eksende -eleştirel bir gözle- yeniden kurmalarına katkıda bulunmaktadır. Yaşam anlatılarının derlenmesi yazılı-belgeye dayalı tarihin saptayamayacağı bilgilere ulaşılmasını sağlar, bilimsel tutarlılığa uyumlu şekilde kişisel belleği, sıradan insanların anılarını tarih yazımında ön plana çıkarır.
Sözlü tarih yöntemiyle belli bir tema etrafında, belli bir toplumdaki farklı toplumsal grupların tanıklıklarından hareketle belli bir döneme ilişkin tarihsel bilgi üretilebilir. Örneğin; ulusal ya da bölgesel düzeyde, Cumhuriyet dönemi farklı mesleki pratikler; ipek dokumacılığı, bakırcılık vb. kaybolmaya başlamış zanaatlar yaşam anlatıları üzerinden araştırılabileceği gibi, küçük bir yerleşim yerinin yerel tarihi de sözlü tarih araştırmacılığının konusu olabilir. Benzer bir şekilde sözlü tarih araştırmacılığıyla, belli bir toplumda siyasi, kültürel ve iktisadi açıdan ayırt edici özelliklere sahip "kuşakları" birbiri ile kıyaslamak/karşılaştırmak ve/veya toplumsal-ekonomik travma dönemlerinin sıradan hayatlardaki karşılığının tarihlerini de yazmak mümkün olur. Tarih, insansız bir soyutlama alanı olmaktan çıkar, bizzat farklı yaşam deneyimleri ve bunların anlatımlarıyla bezeli insani bir forma bürünür, soluk alır hale gelir.
Belgelerin yeterli olduğunun düşünüldüğü durumlarda bile, sözlü tarihe başvurmak; incelenen olay-dönem-kurumun tarihinde "bulmacanın" daha çok parçasını masaya koymak, geçmişin daha detaylı ve renkli bir manzarasını oluşturabilmek demektir. Günümüzde sözlü tarih araştırmacılığı, belgeye dayalı tarihçiliği eleştirdiği kadar bir o kadar da besleyip zenginleştiren, disiplinlerarası bir yaklaşım olarak görülmektedir.
- 15 Ocak 2005
- Yayınlandığı yer Yerel Tarih Ve Kültür Mirası
Tarih Vakfı ve İş-Kur bir yandan Fener-Balat semtlerindeki kadınlara iş eğitimi vererek iş bulma olanaklarını yükseltirken, bir yandan da unutulmaya yüz tutmuş olan geleneksel Eyüp Oyuncakçılığı'nı canlandıracak yeni bir projeyi hayata geçirmek üzere bir araya geldi. Eyüp Oyuncakçılığını Canlandırma Projesi Avrupa Birliği'nin maddi desteği ile gerçekleştirilmektedir.
- 21 Aralık 1999
- Yayınlandığı yer Müzecilik ve Sergiler
Bu amaçla, 1993 yılında yabancı ülkelerden müze müdürleri, küratör ve mimarlarla ilk toplantı düzenlendi. Rockefeller Vakfı'nın desteği ile 1995'te dünyanın önemli müzelerinden 30'un üzerinde uzmanın katıldığı iki önemli buluşma gerçekleştirildi.
İstanbul Müzesi için yer arama çalışmalarına hız verildiği bir dönemde, Darphane binaları, bir dizi alternatif arasında, uygun tarihsel ve mimari özellikleri dolayısıyla en uygun seçenek olarak belirdi. 1967'de büyük bölümüyle Beşiktaş'taki yeni binasına taşınması sonrasında, 28 yıl boyunca, iki bina dışında, yıkıma ve çürümeye terk edilen Darphane, Mart 1995'te, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından 49 yıllık bir süre için, önce Habitat sergilerinde kullanılmak ve daha sonra da restore edilip İstanbul Müzesi'ne dönüştürülmek üzere Tarih Vakfı'na devredildi.
- 17 Eylül 2001
- Yayınlandığı yer Müzecilik ve Sergiler
Tarih Vakfı bir yandan çeşitli nedenlerle geciken İstanbul Müzesi çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da İnternet üzerinden ulaşılabilecek bir sanal müze projesini başlattı. Vakfın 10. Yıl etkinliklerinin başlangıcıyla birlikte, 15 Eylül 2001'de açılışı yapılan Sanal İstanbul Müzesi'nin, İstanbul'un geçmişi kadar bugününü de kapsaması ve zamanla İstanbul'u oluşturan tüm unsurlar için geniş bir temsil alanı haline gelmesi amaçlanıyor.
- 20 Nisan 2000
- Yayınlandığı yer Müzecilik ve Sergiler
Çanakkale Yerel Tarih Grubu ile proje geliştirme toplantısı yapmak ve ihtiyaç duydukları teknik konularda grubu bilgilendirmek amacıyla Demet Börtücene ve Burçak Madran 20 Nisan'da Çanakkale'ye gittiler.
Çanakkale Grubu, kentlerinde geçtiğimiz yüzyıl başlarında yapılmış olan dört okul üstünde çalışıyor. Projenin bitiminde bir sergi düzenleyerek çalışmalarını Çanakkalelilere anlatacaklar.
- 15 Ocak 2002
- Yayınlandığı yer Akdeniz'de Arkeoloji Ve Halk Eğitimi
Euromed Heritage II (Avrupa Kültür Mirası II Fonu) tarafından desteklenen Tarih Vakfı'nın Türkiye ortağı olduğu, kısaca TEMPER olarak adlandırılan "Akdeniz'de Tarih Öncesi Alanlar" (Training, Education, Management and Prehistory in the Mediterranean) Projesi Ocak 2002'de resmi olarak başladı.
TEMPER projesi, Çatalhöyük'ün de dahil olduğu dört tarihöncesi yerleşmeyle ilgili yapılacak eğitim ve alan yönetimi çalışmalarıyla, Avrupa-Akdeniz bölgesindeki birçok tarihöncesi arkeolojik alan için geçerli olan sorunlara, somut çözümler üretebilmeyi ve bu çözümlerin kalıcı ve yol gösterici koruma ve bilinçlenme süreçlerine dönüşmesini amaçlamaktadır.
RSS beslemesine abone ol

